Günübirlik Burgazada

İstanbul’dan uzaklaşmak, trafik olmadan biraz sakin kalmak, kendini dinlemek, zamanın tadını çıkarmak kime iyi gelmez ki. Havanın güzel oluşu yetmezmiş gibi deniz resimlerinin sosyal medya da cirit attığı sırada sen sadece iç çekersin ya. İşte o ihtiyacını Burgazada gibi şirin balıkçı kasabasını andıran ada hafifletebilir.

Ben ilk defa geçenlerde gittim. Burgazada’nın hep en güzeli olduğunu söyler çoğu tanıdığım. Çok keyifli bir ada gerçekten sakin, dinlendiren bir atmosferi var. Günübirlik gittim ve tadı damağımda kaldı diyebilirim. Denizi de diğer adalara göre temiz dediler.

Tepeye doğru çıkarken manzaranın ayaklar altına serilmiş bir mekana girip yemek yedik. Kalpazankaya Restaurant yer ayırtman gerekiyor. Fiyatlar cep yakan cinsten ama lezzet ve porsiyon olarak tatmin edici bir yer.

Günübirlik gidiyorsan zamanı iyi değerlendirmek gerekiyor, biraz etrafta dolanıp sonra çay ve tatlı molası vermek için yokuş aşağı inmeye başladık. Yolda at gördüm. Çok sevimliydi. Evet burada da fayton var ama daha az.

En kalabalık pastanede duralım. Kalabalıksa vardır bir olayı. Ergün Patisseria, sardunya saksıları arasında ibiza diye adlandırdıkları çikolata soslu kremalı rulo bir tatlı yedik. Yeşilli olan toz fıstıklı, diğeri ise toz eti burçak bisküvili -benim favorim- Tabi çilekli milföy de denemem gerekliydi, herkes pek meraklıydı ama eh işte diyebilirim. Kıymalı kol böreği güzelmiş denemedim ama belki başka zamana…

Tekrar görüşeceğiz Burgazada

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir